
Küçükken pek daha genişti çevremiz, daha fazla samimiydik, daha fazla içtendik. Küçük bedenler takılıp düştüğünde kaldırmayı bilirdik, öyle uzaklardan koşup gelirdik ki elinden tutup kaldırabilmek için, hani şimdi bakıp geçtiğimiz, dikkat etsene dediğimiz günlerin bi 20 sene öncesi. Hele birde ufacık kalbimizle birşeyler duyuyorsak karşıda ki ufaklığa elini tutmak şimdilerin aşkıydı sanki.
Her yaş'ın aşkı bambaşka duygularla çıkardı açığa. Bebekken oyuncaklarımızı paylaşarak, yürüdüğümüzde birlikte koşarak, ilk okul çağlarında yediklerimizi paylaşarak daha sonralar duygularımıza yenilerek sevmeye başlardık karşı tarafımızdakini. Taklalar atardık konuşabilmek için, görebilmek için. Belki sokak kenarında arkasından gizlice takip ederdik yada balkona çıkacakmı diye saatlerce bakardık pencereden. Sabahın ilk ışıklarında sokağa çıkıp geçtiği yolu gözlenirdi belki sevgilinin. Sanmıyorum ki 1 kere bile olsun platonik aşk'a yenik düşmeyen olsun. Bence aşkın en derin yaşandığı bir biçim. Açılamıyorsun, söyleyemiyorsun, duyguların seni için için yiyiyor ve sen bunu bile bile geceleri düşünmekten uyuyamıyorsun bile.
Aşk nasıl birşey sorusuna kesin cevabı vermek o kadar zorki. Herkesin bambaşka baktığı, bambaşka şeylerden hoşlandığı, ellerinin titrediği ve bütün vucudunu kaplayan ruh hali.
Yeri gelir midemiz büklüm büklüm olur haber alamadığımızda, yada gözlerimiz dolar. Kimimiz bunu sinir krizleri geçirerek atlatırız yada hiç umursadan uyuruz bile.
Her ne olursa bambaşka birşey aşık olmak, sonu olsa bile hissettiğiniz anda kapatın gözlerinizi ve bırakın akışına.
Çünkü aşk kaç yere yaşanırsa yaşansın her defasında ilk kez oluyormuş duygusu verir insana.
Var olan veya olmayan tüm aşklara :)
3 Ocak 2009 Cumartesi
Aşk'ın ne hali?
Gönderen Cimbakuka zaman: 21:04 2 "Minute"
2 Ocak 2009 Cuma
Şerefsiz Vakit, s.....git !!!
Çok tartışılacak manşet...
Daha önce verdiği birçok haberle çok tartışma yaratan Vakit Gazetesi attığı manşetle bir kez daha tartışmanın odak noktası olacak. Danıştay, Cumhuriyet Gazetesi ve üst düzey komutanları hedef gösteren veya değişik kesimleri ahlaksızlıkla suçlayan manşetleriyle gündeme gelen Vakit Gazetesi bu kez de Ankara'da yılbaşı gecesi 7 gencin ölümüyle sonuçlanan doğalgaz faciasını adeta malzeme yaptı ve "Yılbaşını kutlarsanız böyle olur" yorumunda bulundu.
.............................................................................
Nasıl bir mantıktır, nasıl biz mizaç'tır bu? Ufacık kızlara tecavüz ederken korudukları Üzmez bir yanda, gençler evlerinde yılbaşı kutlar ken öldüler diye "beter olsunlar,
" bir yanda.
Bu nasıl bir gazetecilik, nasıl bir vicdandır? Bu mudur dincilik, bu mudur islam?
Yazıklar olsun sizin gibi insan demeye tahammül edemediğim şerefsizler topluluğuna.
Bu ülkede namus bekçiliğini yapacak en son kurumsunuz.
Kansız şerefsizler, defolun gidin ülkemden...
Bu nasıl bir gazetecilik, nasıl bir vicdandır? Bu mudur dincilik, bu mudur islam?
Yazıklar olsun sizin gibi insan demeye tahammül edemediğim şerefsizler topluluğuna.
Bu ülkede namus bekçiliğini yapacak en son kurumsunuz.
Kansız şerefsizler, defolun gidin ülkemden...
Gönderen Cimbakuka zaman: 14:14 4 "Minute"
20'lik diş sorunsalı...

Yepyeni yıl'a yepyeni bir dişle girmek nasıl bir duygudur derseniz, hiçte iyi olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.
30'lara yaklaşırken, süpriz bir şekilde hayata merhaba diyen 20'lik dişim, dünden beri bana inanılmaz acılar çektirmekde. Bugüne kadar dişçi nedir bilmeyen, bir kez olsun kapısından dahi geçmeyen ben, sanırım paşa paşa yolunu tutacağım.
Ağzımın şekli, konuşmam değişti, yüzüm şişti bu nasıl bir eziyettir arkadaş?
Kahrolsun karaktersiz 20'lik diş :(
Gönderen Cimbakuka zaman: 12:30 6 "Minute"



